KAAN Projesi ve Taşıdığı Gelecek: TF35000 Motorlu Teslimatlar ve Uluslararası İlgi
Mehmet Demiroğlu, Farnborough Havacılık Fuarı kapsamında Türkiye’nin savunma sanayii çalışmalarına dair HaberTürk’e önemli açıklamalarda bulundu. KAAN’ın gelecekteki ana savaş uçağı olacağına işaret ederken, projenin yerli TF35000 motoruyla destekleneceği ve 2033 hedefinin altını çizdi. ANKA-3, HÜRJET ve T925 helikopterinin güncel durumu da detaylandırıldı.

KAAN için vazgeçilmez hedefin bu platform olduğunu vurgulayan Demiroğlu, TEI tarafında da aynı önemin TF35000 motoruna verildiğini belirtti. Avrupa’daki FCAS projesinin fiili olarak durdurulduğunu hatırlatan demiroğlu, KAAN’ın 2018’de başlayan yolculuğun “seri üretim ve dış ortaklıklar” aşamasına geçtiğini söyledi. THK’nın geleceğini şekillendirecek olan bu uçak için 2033 itibarıyla motorlu teslimatların başlaması hedefleniyor; Endonezya ile yapılan 48 uçaklık anlaşmada ise motorun yerli olması şart koşulmuştur.
Şu anda planlama doğrultusunda ilerleyen süreçte, ihtiyaç duyulan motor sayısına ulaşılmış durumda ve ilk 40 KAAN için F110 motorlarıyla Hava Kuvvetleri’ne teslimatlar planlanıyor. Teslimatlar, 2028-2029 döneminde başlamayı öngörüyor. KAAN için uluslararası ilgi giderek artarken, Avrupa’daki FCAS iptali ile GCAP’in henüz başlangıç aşamasında olması dikkate değeri. “KAAN, 2018’de FCAS ile aynı zamanda başlamıştı. Biz uçtuk, prototipler üretildi, seri üretimini konuşuyoruz; bu kolay değil ama ilerliyoruz.”

Proje kapsamında P1 ve P2 prototiplerinin bu yıl içinde uçuşa geçmesi planlanıyor. Endonezya’nın katılımı, diğer ülkelerin ilgisini artırırken, önümüzdeki 1-2 yıl içinde KAAN’ın üç ila beş farklı ortak ülke ile yürütülen bir programa dönüşmesi öngörülüyor.
ANKA-3 ise seri üretim formuna girmiş durumda. Yeni tasarım, radar kesit alanını küçültme ve yüzey kaplama iyileştirmelerini içeriyor. Boya ve kaplama teknolojilerindeki gelişmelerle uçuş menzili ile havada kalış süresi de artırıldı. 1,3 tondan 1,7 ton faydalı yük kapasitesine yükseltilen ANKA-3, hava-yer görevlerinin yanı sıra gerektiğinde hava-hava tatbikatlarında da görev yapabilecek; kuyruğu olmayan bir tasarım, radar görünürlüğünü güçlendiriyor. Yeni prototipin bu yıl sonunda tamamlanması ve 2027’nin ilk çeyreğinde uçuşa geçmesi hedefleniyor; teslimatlar ise 2027’nin ikinci yarısında başlaması planlanıyor.

Platformda Ukrayna menşeli motor kullanıldığı bilgisi, TF6000 programındaki gelişmelerle uyumlu şekilde değerlendiriliyor. TF6000 ve diğer motor seçenekleri de yakından takip ediliyor.
HÜRJET tarafında ise NATO kapsamında yeni duruş şekillenirken, bu uçak artık NATO gövdesi içinde değerlendiriliyor. İki büyük NATO kuvvetinin tercihi olan HÜRJET, hem eğitim hem hafif taarruz görevlerinde güçlü yetenekler sunuyor. Benzer sınıftaki rakip sayısının sınırlı olması ve ABD’nin T-7 hattının 2035 yılına kadar dolu olması, bu projeyi daha da ilgi çekici kılıyor.

SÜPER ŞİMŞEK ve HÜRKUŞ tarafında güncel bilgiler aktarıldı. 200 kilogram kalkış ağırlığı ve 1.000 kilometre menzile sahip olan araç, farklı görev yükleriyle donatılarak kamikaze kullanımını da kapsıyor. “On farklı başlık veya görev yükü taşıyabilen bir platformdan bahsediyoruz. Yakın menzil ise 600-700 km/s hız aralığında.” ayrıca AYAZ adlı daha küçük sürümün de 200+ kilometre menzile sahip olduğu ifade edildi. HÜRKUŞ-2 için tüm testlerin ve sertifikasyon süreçlerinin tamamlandığı belirtildi; Azerbaycan başta olmak üzere Körfez ve Afrika ülkelerinden talep artıyor.
10 ton sınıfında yer alan ve henüz ilk uçuşunu gerçekleştirmemiş olan T925 helikopterinin gelişim süreci de özetlendi. İlk prototipin bu yıl sonunda ortaya çıkması ve 2027’nin ilk çeyreğinde uçması planlanıyor. T925, Orman Genel Müdürlüğü’ne sekiz adet teslim edilerek yangın söndürme görevleri için de kullanılacak. Ayrıca 4 ton su taşıma kapasitesi ve 19 personel taşıma özelliğiyle çeşitli kuvvet yapıları için uyarlanabilir durumdadır. 2028’de ilk teslimatlar, daha sonra konfigürasyonlarla 2029-2030 döneminde hizmete alınması hedefleniyor.
