Küresel Emisyonlarda Rekor Artış: Fosil Yakıtların Göreli Dumanı ve Enerji Dönüşümü
Uluslararası bilim insanları tarafından hazırlanan yeni rapor, küresel iklim krizinin etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Global Carbon Budget ekibi, 2025 sonunda fosil yakıt kullanımından kaynaklanan karbondioksit emisyonlarının ulaştığı seviyenin rekor kıracağını öne sürüyor. Takip edilen yıl sonu verilerine göre toplam emisyon, geçen yıla göre %1,1 artışla 38,1 milyar ton olarak tahmin ediliyor.

Rapor, Birleşik Krallık gibi bazı ülkelerin ekonomik büyümelerini sürdürürken fosil yakıt emisyonlarını düşüremediğini gösteriyor. Ancak küresel enerji talebinin genel artışı, pek çok ülkeyi çevresel bedeli göze alarak fosil yakıt kullanımını artırmaya yönlendiriyor. Oslo’daki CICERO Uluslararası İklim Araştırmaları Merkezi’nden Glen Peters, emisyonların sert yükselişinin devam ettiğini vurguluyor ve ülkelerin temiz teknolojilere yatırım yapmasının artık ekonomik olarak da mümkün olduğunu belirtiyor. Peters, temiz teknolojilerin fosil yakıt alternatiflerine kıyasla daha uygun maliyetli ve daha düşük emisyon sağladığına dikkat çekiyor.
Raporun başyazarı olan Exeter Üniversitesi Küresel Sistemler Enstitüsü’nden Profesör Pierre Friedlingstein da 2016’da imzalanan Paris Anlaşması hedeflenen 1,5°C sınırının bu artışla tehlikeye girdiğini ifade ediyor. Paris Anlaşması’nın amacı, sanayi öncesi seviyelere göre sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlamak; ancak insanlığın fosil yakıtlar nedeniyle yarattığı baskı bu hedefi tehdit ediyor. Friedlingstein, küresel ısınmayı 1,5°C’nin altında tutmanın artık zorunlu olduğuna işaret ederek, dünyanın emisyonları dramatik biçimde azaltması gerektiğini vurguluyor.
Geldiği noktada enerji ihtiyacını karşılamak için kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtlar halen kullanılıyor ve bu da atmosfere daha fazla CO2 salımına yol açıyor. bilim insanları, gezegenin karbon yutaklarını korumak ve sürdürülebilir bir yol izlemek adına güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir kaynaklara geçişin hızlandırılması gerektiğini belirtiyor.
Emisyon devleri olarak adlandırılan ülkelerin ortak performansı, 2025 yılında artış gösterecek şekilde öngörülüyor. Açık ara en fazla CO2 salınımı Çin’de kaydedilirken, yaklaşık 12,3 milyar tonla zirvede bulunuyor. Bunu ABD, Hindistan ve Avrupa Birliği takip ediyor; fakat bu ülkelerin hepsi 2025 sonunda emisyon artışı yaşayacak konumda. Çin’in emisyonları, yenilenebilir enerji yatırımlarına rağmen sadece %0,4 artış gösterecek. Hindistan’da ise muson yağmurlarıyla enerji talebi dengelenene kadar artışın %1,4 civarında kalması bekleniyor. ABD’de emisyonlar %1,9, AB’de %0,4 artış gösterecek. Buna karşın Japonya’da %2,2’lik bir düşüş öngörülüyor ve Birleşik Krallık’ın payı ise küresel toplamın yaklaşık %0,8’ine denk gelen yaklaşık 0,3 milyar ton CO2 olarak hesaplanıyor.
East Anglia Üniversitesi’nden Profesör Corinne Le Quéré, iklim politikalarının görünür bir etkisi olduğunu, ancak 35 ülkenin ekonomilerini büyütürken emisyonlarını azaltmada hâlâ kırılgan bir ilerleme kaydedildiğini ifade ediyor. Le Quéré, enerji talebindeki artışı karşılamak için enerji sistemlerinin karbondan arındırılması yolunda atılan adımların yeterince hızlı ilerlemediğini vurguluyor ve bu durumun küresel emisyonları düşürme hedefinde kırılganlık yarattığını belirtiyor. Ayrıca karbon yutaklarındaki değişikliklerin iklim değişikliğiyle mücadelede yeni riskler doğurduğunu ve acil eylem ihtiyacını güçlendirdiğini ekliyor.