OpenAI’nin Yeniden Yapılandırılması: Kamu Yararına Şirket ve Yeni Stratejik Ortaklıklar
OpenAI, uzun süren tartışmalı yeniden yapılanmasını tamamlayarak yeni bir kurumsal yapı ve kapsamlı bir iş birliğiyle yoluna devam ediyor. Şirketin açıklamasına göre, bu düzenleme hem gelecekteki tüketici donanımı projelerini hem de yapay genel zeka (AGI) geldiğinde izlenecek adımları netleştiriyor. OpenAI için yeni dönem, kâr amaçlı kolun “OpenAI Group PBC” adıyla kamu yararına çalışan bir şirket olarak faaliyet gösterecek şekilde yeniden tanımlanmasıyla başlıyor. Kâr amacı gütmeyen kolu ise “OpenAI Foundation” adını aldı ve kâr amaçlı yapıdaki hisselerinin değeri yaklaşık olarak 130 milyar dolar olarak değerlendiriliyor. Bu yapı, ilk etapta 25 milyar dolarlık bir bütçeyle sağlık, hastalık araştırmaları ve “yapay zeka dayanıklılığı” çalışmalarına odaklanacak. Ayrıca, OpenAI’ın piyasa değeri belirli bir eşiği aştığında vakıf ilave hisse sahipliği kazanacak.

Uzun müzakerelerin sonunda Kaliforniya ve Delaware başsavcılıklarının onayına ihtiyaç duyulması, süreci şekillendirdi. Elon Musk ile açık mücadelenin gölgesi altında ilerleyen süreçte Musk, 2015 yılında OpenAI’ı kuran taraf olarak yön değişikliğine karşı çıkarak hem OpenAI’a hem de CEO Sam Altman’a dava açmıştı. Başlangıçta OpenAI, tamamen kâr amacı güden bir yapıya dönüşmeyi planlıyordu; ancak son düzenlemeyle OpenAI Foundation’in şirkette 100 milyar dolara kadar hisse sahibi olabileceği ve genel gözetim yetkisini sürdürmeye devam edeceği ifade edildi.

Gündemdeki en çok tartışılan konu, vakıf yapısının gelecekte geliştirilecek olası AGI teknolojisi üzerindeki denetimin korunup korunamayacağıydı. AGI, insanların bilişsel kapasitesine eşit veya daha üstün yeteneklere sahip olmayı hedefleyen bir alan olarak, OpenAI ve rakiplerinin milyarlarca dolarlık yatırımlarını yönlendiren nihai hedef konumunda. Microsoft ile yapılan anlaşmadaki önemli yenilikler ile yeniden yapılanma, iki şirketin 2019’daki anlaşmasında yer alan kısıtlamaları kaldırdı. Microsoft ise eski yüzde 32,5’lik kâr amaçlı hissesini yeni yapıda yaklaşık yüzde 27’ye düşürdü ve bu payın değeri yaklaşık 135 milyar dolar olarak gösteriliyor. 2019’da Microsoft, OpenAI’a 13,8 milyar dolar yatırım yaptı. Yeni düzenlemeyle AGI maddesinin doğrulanması artık yalnızca OpenAI’nin iddiasına bağlı kalmıyor; bağımsız bir uzman panelinin de onayına tabii hale getirildi. Ayrıca, Microsoft’un OpenAI teknolojisi üzerindeki fikri mülkiyet hakları 2032 yılına kadar uzatıldı ve AGI sonrası modelleri de kapsayacak şekilde genişletildi. Ancak bu haklar belirli sınırlamalarla korunuyor: fikri mülkiyet erişimi 2030’a kadar veya uzman panelinin AGI’nin doğrulama tarihine göre son bulacak. Gelir paylaşımı yüzdesi (%20) ise korunuyor ancak ödemeler daha uzun bir zaman dilimine yayılacak. Ayrıca dikkat çeken bir başka değişiklik, Microsoft’un OpenAI’ın tüketici donanımı projelerinde artık hiçbir fikri mülkiyet hakkına sahip olmaması olarak öne çıkıyor; bu, OpenAI’ın bazı tasarım projelerini kendi kontrolünde tutacağı anlamına geliyor.
Ortaklık, daha esnek bir yapıya geçişi de mümkün kıldı: OpenAI, üçüncü taraflarla iş birliği yapabilecek ve bazı modellerini açık ağırlık olarak yayımlayabilecek. Microsoft’un Azure bulut platformundaki öncelik hakkı sona erdi; yine de Microsoft, Azure üzerinden ek bir alım yapmayı taahhüt ederken AGI geliştirme sürecinde bağımsız ya da diğer ortaklarla çalışmaya devam edebilecek. AGI üretiminde belirli işlem gücü kotaları uygulanacak ve modeller bu çerçevede değerlendirilecek. Bu yeniden yapılanma, OpenAI için bir seçenek değil; daha çok bir zorunluluk olarak ortaya çıktı. Şirket, önümüzdeki yıllarda yaklaşık 30 GW veri merkezi altyapısı kurmak için 1,4 trilyon dolarlık finansal yükümlülüğe sahip olacağı öngörülüyor. Her GW kurulumun maliyetinin yaklaşık 50 milyar dolar olduğu belirtiliyor.