Güneş ve Rüzgarın Yükselişi: 2025 İlk Yarıda Enerji Dönüşümünün Kilit Noktaları
Fosil yakıtlardan uzaklaşma süreci hız kazanırken 2025’in ilk yarısında güneş ve rüzgar enerjileri küresel elektrik üretiminde öne çıktı ve kömürü geride bırakarak en büyük enerji kaynağı konumuna ulaştı. Ember’in son çalışması, güneşin büyüme hızını talep artışını theleme adına öne çıkardığını vurguluyor; bu büyümenin neredeyse tamamını güneş enerjisi karşılıyor ve dünya çapında rekorlar kırıyor.

Ember Kıdemli Elektrik Analisti Małgorzata Wiatros-Motyka, bu durumun bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekiyor: Güneş ve rüzgar artık dünyanın artan elektrik ihtiyacını karşılayacak kadar hızlı büyüyor. Bu, temiz enerjinin talep artışına uyum sağladığına işaret ediyor. 2025’in ilk yarısında güneş enerjisinin hızla büyümesinde Çin’in %55’lik katkısı belirleyici oldu ve ardından ABD, Avrupa Birliği, Hindistan ve Brezilya takip etti.
Yılın ilk altı ayında en çok güneş enerjisi üreten ülkeler arasında Macaristan, Yunanistan, Hollanda, Pakistan, İspanya, Avustralya ve Almanya gibi ülkeler de yer alıyor ve bu ülkeler elektriğin en az yüzde 20’sini güneşten elde etmeyi başardı. Söz konusu büyümenin arkasında, giderek artan güneş enerjisi çiftlikleriyle birlikte daha güneşli hava koşullarının da katkısı olduğu düşünülüyor. Rüzgar enerjisi üretimi ise yaklaşık %7,7 oranında arttı.
Fosil yakıtlar hafif geriliyor Güneş ve rüzgarın yükselişi sürerken fosil yakıtlar için ise küçük çaplı bir düşüş kaydedildi. Gazdan üretilen elektrik %0,2, kömürden üretilen elektrik %0,6 geriledi ve diğer fosil yakıtlar %2,5 arttı. Toplam fosil yakıt üretimi ise yaklaşık %0,3 oranında düştü.
Küresel talebin %93’ünü kapsayan veriler özellikle ABD, Çin, Hindistan ve Avrupa Birliği için karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. 2025’in ilk yarısında temiz enerji talebi artarken Çin ve Hindistan daha az fosil yakıta yönelirken ABD ve AB’de fosil yakıt üretimi yükseldi. Bu yükselişin sebepleri arasında ABD’de talep artışının temiz enerji üretimini geride bırakması ve AB’de rüzgar ve hidroelektrik üretiminin zayıf olması nedeniyle gaz ve kömüre bağımlılığın sürmesi yer alıyor.
yapay zeka enerji talebini artırıyor Küresel ölçekte yenilenebilir enerji yükselişi sürerken, dünya toplam enerji talebini artıran bir başka sürücü olarak yapay zekâ ve veri merkezlerinin yaygınlaşmasını gösteriyor. Bazı öngörüler, yapay zeka destekli veri merkezlerinin 2030’a kadar küresel enerji talebinin %21’ine ulaşabileceğini öne sürüyor. Bu arayışta fosil yakıtların tamamen yok olması beklenmese de genel eğilim belirgin: yenilenebilir kaynaklar baskın konumda olmaya devam edecek. Dünya Güneş Konseyi Başkanı Sonia Dunlop ise Güneş ve rüzgar artık marjinal teknolojiler değil ve güneş ile rüzgar ile pil depolama yatırımları, temiz enerjiye güvenilirlik kazandıracak şekilde hız kazanmalı. sözleriyle bu dönüm noktasının altını çizdi.