JWST Verileriyle PSR J2322-2650b: Limon Şeklinde ve Yalnızca Helyum-Carbon İçeren SıradışıBir Ötegezegenin Keşfi
Gözlem çalışmalarında JWST ile çalışan gökbilimciler, şimdiye kadar görülen en garip ötegezegenlerden birini daha inceleyerek keşfetti. PSR J2322-2650b olarak adlandırılan bu gezegen, alışılmadık formu ve atmosferiyle bilim dünyasında şaşkınlığa yol açtı; gezegenin limon benzeri elipsoidal yapısı da bu şaşkınlığı artırıyor. Ekip, gezegenin nasıl oluştuğuna dair mevcut teorilerle açıklama yaparken bazı bulguların mevcut çerçeveyi aşan nitelikte olduğunu vurguluyor.
1990’ların ortalarından itibaren Güneş Sistemi dışı gezegenler keşfedilmeye başlanmıştı ve ötegezegenler genelde dikkat çeken farklı özellikler taşırken, bu kez JWST verileriyle ele alınan PSR J2322-2650b, bilinenlerin ötesine geçiyor. Yaklaşık olarak Jüpiter kütlesine sahip olan gezegen, pulsarın andıran ölü bir yıldızın etrafında dönüyor; sistem ise pulsarın altında yatan eşlikçi gökcismini zamanla aşındırmasıyla bilinen “black widow pulsar” sınıfına giriyor.

Hiçbir şeye benzemeyen bu örnek, pulsar çevresinde gezegen varlığının tamamen yeni bir durum olduğunu hatırlatıyor. 1992’de keşfedilen Poltergeist ve Phobetor gibi ilk doğrulanmış ötegezegenler de bu tür pulsar yörüngelerinde yer alıyordu; fakat PSR J2322-2650b’nin farkı, atmosferinin ve şeklinin daha önceki örneklerden çok daha farklı olması. Araştırma ekibinden Peter Gao, verilerin şaşırtıcı geldiğini ve beklenen senaryolardan tamamen ayrı olduğunu söyledi.
Atmosferin büyük kısmını helyum ve karbonun oluşturduğu bu gezegende, yoğun karbon bulutlarının bir araya gelerek elmas yağmurlarını andıran bir atmosfere katkı yaptığı düşünülüyor. PSR J2322-2650b, ana yıldızına yaklaşık 1,6 milyon kilometre kadar yakın konumda bulunuyor; bu yakınlık, Dünya ile Güneş arasındaki mesafenin yaklaşık 100 katı bir fark yaratıyor. Bu nedenle gezegen, pulsarın etrafında saatte yaklaşık 8 tur atacak kadar hızlı dönüyor. Limon benzeri şekli, muhtemelen güçlü kütleçekiminin gezegen üzerinde yarattığı yoğun gelgit kuvvetlerinden kaynaklanıyor.
Gün içinde bir yüzü pulsarı sürekli izlerken diğer yüzü uzaya dönük durumda olan gezegenin gündüz tarafı yaklaşık 2.040 derece sıcaklığa, gece tarafı ise yaklaşık 650 derece sıcaklığa ulaşıyor. Bu koşullarda oksijen ve azotun neredeyse yok denecek kadar az olması, karbonun baskın hale gelmesini mümkün kılıyor. Bu durum, gezegenin bilinen oluşum senaryolarına uymuyor ve araştırmacılar için mevcut modelleri zorlayan bir bulgu olarak öne çıkıyor.
Araştırma lideri Michael Zhang bu gezegenin sıradan bir oluşum süreciyle ortaya çıkmadığını ifade ediyor; çünkü bileşimin tamamen farklı olması, klasik scenaryolara uygun değil. Yine de ekip, karbon ve oksijenin nasıl bu yapı içinde birleştiğini anlamaya yönelik bir olasılık üzerinde çalışıyor. Roger Romani, gezegenin iç kısmındaki karbon-oksijen karışımının soğuma sürecinde kristalleşerek helyum ile etkileşime girebileceğini ve bu süreçte atmosferin böyle oluşmuş olabileceğini belirtiyor. Ancak oksijen ve azotun şu anki atmosfere neden uzak kaldığı hâlâ açıklanamadı.