IEA Global Critical Minerals Outlook: Çin’in Kontrolleri ve Küresel Tedarik Zinciri Riskleri
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayımlanan Global Critical Minerals Outlook raporu, Çin’in kritik minerallerde yürürlüğe koyduğu ihracat kısıtlamalarının küresel ekonomide ne kadar kırılganlık yarattığını gösteriyor. Rapor, nadir toprak elementleri (NTE) için uygulanacak ihracat kontrollerinin gerçek hayata geçmesi halinde üretim ve tedarik zincirlerinde ciddi sıkıntılar doğurabileceğini öne sürüyor. Özellikle otomotivden savunmaya genişleyen etkilerle, yaklaşık 6,5 trilyon dolarlık üretim zincirinin risk altında kalması ihtimali vurgulanıyor.

Nadir toprak elementleri, otomobillerden uçaklara, elektronik cihazlardan silah sistemlerine kadar pek çok alanda kullanılan 17 metalden oluşuyor. Çin, dünyanın en büyük NTE üreticisi konumunda olup ihracat kontrollerini 2025 yılında genişletip bazı ek lisans koşulları getirdi. Bu uygulamanın yürürlüğe alınması planı bir yıllık gecikmeyle de olsa IEA’nın dikkat çektiği kırılganlığı artırdı. Rapora göre bu kontroller tam olarak uygulanırsa Çin dışı bölgelerde, özellikle otomotiv, yüksek teknoloji, savunma ve enerji sektörlerinde yaklaşık 6,5 trilyon dolarlık üretim akışı sekteye uğrayabilir; etkilerin yaklaşık yarısının ABD ve Avrupa’da hissedileceği belirtiliyor.
Rapor, ağırlıklı olarak NTE’lere odaklansa da grafit gibi diğer kritik minerallerin de ihracat kısıtlamalarıyla önemli sonuçlar doğurabileceğini işaret ediyor. Batarya sınıfı grafitin ticaretinin tamamen durması halinde Çin dışındaki üretimin yüzlerce milyar dolar değerinde risk altına girebileceği öngörülüyor. Çin, grafit üretiminin önemli bir kısmını kontrol ederken, anot malzemeleri ve katot üretimi için de çeşitli sınırlamalar açıkladı. Bu baskıların Kasım 2026’ya kadar ertelense de IEA risklerin sürdüğünü vurguluyor.

Rapor, 2025–2026 başlangıcında kritik mineral fiyatlarının yeniden yükseldiğini ve enerji dönüşümünde kullanılan rafine minerallerin arzında thatışın arttığını belirtiyor. Lityum ve kobalt gibi bazı minerallerde fiyat artışları çift hanelerde seyrederken, tungsten ve bazı nadir toprak elementlerinde de önemli yükselişler kaydedildi. Buna karşılık kırılganlıklar ve yatırım geri çekilmeleri sektördeki büyüme eğilimini sınırladı; bakır yatırımları ise elektrikli şebekeler ve dijital altyapı talebiyle artış gösterdi.
Çin’in hâkimiyeti karşısında Batılı ülkeler, kritik mineraller için alternatif tedarik zincirleri oluşturmaya odaklandı. 2023–2025 arasında kamu finansmanı taahhütleri dört katından fazla artışla 65 milyar dolara ulaştı ve yeni rafineriler devreye alındı. Bu gelişmelerin sonucu olarak Çin’in küresel nadir toprak işleme pazarındaki payı düşmekle birlikte 2035’e kadar %70’e kadar gerileme potansiyeli görülüyor. Ancak rapora göre yalnızca madencilik yatırımları yeterli değil; rafineri kapasitesi ve üretim yetkinlikleri de güçlendirilmelidir. Özellikle mıknatıs üretim kapasitesi ve batarya katodu üretimi planlanan seviyelerin gerisinde kalabilir.

Asıl riskin maliyet artışından çok, tedarikin kesintiye uğraması olduğu vurgulanıyor. Kritik minerallerin maliyetteki payı düşük olsa da temin edilemedikleri durumlarda birçok sektörde üretim durabilir. Rapor, nadir toprak mıknatısı ve bazı yüksek riskli mineral projeleri için stratejik depolama ile acil tedbirlerin kritik olduğunu belirtiyor. Ayrıca grafit üzerindeki kontrollerin küresel tedariki etkileyebileceği uyarısı yapılarak, bütünüyle bir arz zinciri kırılganlığına işaret ediliyor. Bu çerçevede, enerji depolama ve elektrikli araç sektörlerinde güvenli ve sürdürülebilir tedarik için politika ve yatırımların çeşitlendirilmesi gerektiği netleşiyor.


