Usulsüzlük İddiaları ve Danıştay Süreci: TELKODER’in Türkiye Telekom Haberi Çerçevesinde Şeffaflık Talebi
BTK ve Türk Telekom arasındaki imtiyaz sözleşmesinin uzatılmasına ilişkin yeni açıklamalar, kamuoyunda tartışmaları alevlendirdi. İmtiyazın 2050 yılına kadar sürdürülmesi karşılığında 2,5 milyar dolar ödeneceği iddiası hem yatırımcıları hem de sektör aktörlerini yakından ilgilendiriyor. TELKODER (Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği) ise bu uzatma sürecinin usulsüzlük içerdiğini ileri sürüyor ve Danıştay’ın görüşünün alınması gerektiğini belirtiyor.
Derneğin elde ettiği BTK yanıtına göre, tadil sözleşmesi hâlen Danıştay incelemesi aşamasında ve sürecin kesinleştiğine dair bir durum mevcut değil. TELKODER, kamuoyuna yansıyan açıklamaların, henüz tamamlanmamış süreci “sonuçlanmış gibi” gösterdiğini savunuyor. Bu durumun hukuki denetim mekanizmalarını zayıflatabileceğini ve yatırımcıları yanlış yönlendirebileceğini vurguluyor. TELKODER’e göre, imtiyazın yenilenmesi için Danıştay onayı ve Rekabet Kurumu görüşünün alınması gibi adımlar esastır ve bunlar tamamlanmadan bir adım atılamazdı.

Telkoder’in açıklamasında öne çıkan bir diğer nokta ise 28 Şubat 2026’dan 28 Ağustos 2050’ye uzatma yönündeki duyurunun, Danıştay görüşü tam anlamıyla netleşmeden yapıldığıdır. Bu durum, hukukun genel teamüllerine ve kamu yönetimindeki şeffaflık ilkelerine aykırı kabul ediliyor. 17 Eylül 2025’te BTK’ya yapılan bilgi edinme başvurusunun yanıtında da sözleşmenin şu an sadece tadil aşamasında olduğu ve kesinleşmediği belirtiliyor. Dolayısıyla kamuoyuna yansıyan “tamamlandı” izlenimi açığa çıkmıştır.
TELKODER, BTK’ya ve ilgili kurumlara çağrıda bulunarak sürecin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nda öngörülen serbestleşme ilkelerine uygun şekilde yürütülmesini talep ediyor. Ayrıca Türk Telekom’un açıklamasının geri çekilmesini ve şeffaf bir süreç uygulanmasını istiyor. Bu süreçte SPK’nın, BTK’nın ve Danıştay’ın kamu yararını gözeten yaklaşımları hayati öneme sahip olarak değerlendiriliyor.
İkinci bir odak noktası TELKODER’in açıklamasında şu ana vurgu öne çıkıyor: Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla bahwa süreçle ilgili detaylar açık ve net bir şekilde paylaşılmalı; usulsüz görünümlü adımlar konusunda tüm paydaşlar uyum içinde hareket etmeli. TELKODER, talep ettiği şeffaflık ve hukuki denetim mekanizmalarının korunması konusunda ısrarcı olacaklarını belirtiyor. Bu bağlamda, telco sektöründe gerçek rekabetin tesis edilmesi için gerekli adımların kararlı biçimde sürdürülmesi gerektiğini yineliyor.